Abdulbasit Abdussamed – Meryem suresi

admin

Işıkları Kapat

Hata Bildir

Abdulbasit Abdussamed – Meryem suresi

Abdulbasit Abdussamed – Meryem suresi

Anasayfa » Abdulbasit Abdussamed » Abdulbasit Abdussamed – Meryem suresi

MERYEM
Meryem sûresi, 98 (doksansekiz) âyet olup Mekke’de nâzil olmuştur. Bazı tefsircilere göre 58. âyet, bazılarına göre de 71. âyet Medine’de nâzil olmuştur. Bu sûre, diğer bahisler yanında, özellikle Hz. Meryem’den ve onun Hz. İsa’yı dünyaya getirmesinden bahsetmesi sebebiyle “Meryem sûresi” adını almıştır.

Rahmân ve Rahîm (olan) Allah’ın adıyla.
1. Kâf. Hâ. Yâ. Ayn. Sâd.
2. (Bu,) Rabbinin, Zekeriyya kuluna rahmetinin anılmasıdır.
3. Hani o, gizli bir sesle Rabbine niyaz etmişti:
4. Rabbim! dedi, benden (vücudumdan), kemiklerim zayıfladı, saçım başım ağardı. Ve ben, Rabbim, sana (ettiğim) dua sayesinde hiç bedbaht olmadım.
5. Doğrusu ben, arkamdan iş başına geçecek olan yakınlarımdan endişe ediyorum. Karım da kısırdır. Tarafından bana bir veli (oğul) ver.
6. Ki o bana vâris olsun; Ya’kub hanedanına da vâris olsun. Rabbim, onu rızana lâyık kıl!
7. (Allah şöyle buyurdu:) Ey Zekeriyya! Biz sana bir oğul müjdeleriz ki, onun adı Yahya’dır. Daha önce ona kimseyi adaş yapmadık.

Ayetin son cümlesi “Daha önce hiç kimseyi onun benzeri kılmadık” şeklinde de anlaşılmıştır. Zira Hz. Yahya’nın kısır bir anneden doğması eşsiz bir olay, yani mucizedir.
8. Zekeriyya: Rabbim! dedi, karım kısır olduğu, ben de ihtiyarlığın son sınırına vardığım halde, benim nasıl oğlum olabilir?
9. Allah: Öyledir, dedi; Rabbin: O bana kolaydır. Daha önce, sen hiçbir şey değilken seni de yaratmıştım, buyurdu.
10. O: Rabbim! dedi, (çocuğum olacağına dair) bana bir işaret ver. Allah: Sana işaret, sapasağlam olduğun halde üç gün insanlarla konuşamamandır, buyurdu.
11. Bunun üzerine Zekeriyya, mâbetten kavminin karşısına çıkarak onlara: “Sabah akşam tesbihte bulunun” diye işaret verdi.

“Mabet”ten şeklinde tercüme edilen “mihrap” o zamanlarda ibadet edilen yer veya Beyt-i Makdis içinde yüksek bir yerdeki hücre manasına kullanılıyordu.

Allah Teala, yaşlı Zekeriyya ile kısırlaşmış olan eşinden bir çocuk dünyaya göndermekle kudretinin sınırsızlığını ortaya koymuştur. Yukarıdaki ayetlerde buna işaret buyurulduktan sonra şimdi, doğumu mucizeli bir şekilde gerçekleşen Yahya (a.s.)a hitap ediliyor:

12. “Ey Yahya! Kitab’a (Tevrat’a) vargücünle sarıl!” (dedik) ve henüz sabi iken ona (ilim ve) hikmet verdik.
13. Tarafımızdan ona kalp yumuşaklığı ve temizlik de (verdik). O, çok sakınan bir kimse idi.
14. Ana-babasına çok iyi davranırdı; o, isyankâr bir zorba değildi.
15. Doğduğu gün, öleceği gün ve diri olarak kabirden kaldırılacağı gün ona selam olsun!

Yahya (a.s.)’ın mucizevi doğumundan sonra Hz. Meryem’in yine mucize olarak Hz. İsa’ya hamile kalması ve onu dünyaya getirmesi olayına geçiliyor.
16. (Resûlüm! ) Kitap’ta Meryem’i de an. Hani o, ailesinden ayrılarak doğu tarafında bir yere çekilmişti.

Buradaki “doğu tarafı”, müfessirlerce Mescid-i Aksa’nın, doğu yanı, yahut Meryem’in evinin doğu tarafı şeklinde tefsir edilmiş, bu sebeple hıristiyanların, kıble olarak doğuya yöneldikleri ifade edilmiştir.
17. Meryem, onlarla kendi arasına bir perde çekmişti. Derken, biz ona ruhumuzu gönderdik de o, kendisine tastamam bir insan şeklinde göründü.

Müfessirlerin çoğunluğuna göre ayetteki ruhtan maksat, Cebrail (a.s.)dir. Hz. Meryem korkmasın ve sözünü anlasın diye Allah Teala, Cebrail’i, bir insan kılığında göndermiştir. Bak. Bakara 2/87.
18. Meryem dedi ki: Senden, çok esirgeyici olan Allah’a sığınırım! Eğer Allah’tan sakınan bir kimse isen (bana dokunma).
19. Melek: Ben, yalnızca, sana tertemiz bir erkek çocuk bağışlamam için Rabbinin bir elçisiyim, dedi.
20. Meryem: Bana bir insan eli değmediği, iffetsiz de olmadığım halde benim nasıl çocuğum olabilir? dedi.
21. Melek: Öyledir, dedi; (zira) Rabbin buyurdu ki: Bu bana kolaydır. Çünkü biz, onu insanlara bir delil ve kendimizden bir rahmet kılacağız. Bu, hüküm ve karara bağlanmış (ezelde olup bitmiş) bir iş idi.
22. Meryem ona hamile kaldı. Bunun üzerine onunla (karnındaki çocukla) uzak bir yere çekildi.
23. Doğum sancısı onu bir hurma ağacına (dayanmaya) sevketti. “Keşke, dedi, bundan önce ölseydim de unutulup gitseydim!”
24. Aşağısından (İsa yahut melek) ona şöyle seslendi: “Tasalanma! Rabbin senin alt yanında bir su arkı vücuda getirmiştir.”

Ayete şu mana da verilmiştir: “Tasalanma! Rabbin senin altındakini (yani İsa’yı) şerefli bir lider olarak yaratmıştır.”
25. “Hurma dalını kendine doğru silkele ki, üzerine taze, olgun hurma dökülsün.”
26. “Ye, iç. Gözün aydın olsun! Eğer insanlardan birini görürsen de ki: Ben, çok merhametli olan Allah’a oruç adadım; artık bugün hiçbir insanla konuşmayacağım.”

Rivayete göre Meryem’in kavmi, yememek, içmemek suretiyle oruç tuttukları gibi, konuşmamak suretiyle de tutarlarmış. Yahut oruçlu iken yeme-içmeden kaçındıkları gibi konuşmaktan da kaçınırlarmış. Hz. Meryem de bunu uygun olarak sükut orucu adamış olmaktadır.
27. Nihayet onu (kucağında) taşıyarak kavmine getirdi. Dediler ki: Ey Meryem! Hakikaten sen iğrenç bir şey yaptın!
28. Ey Harun’un kız kardeşi! Senin baban kötü bir insan değildi; annen de iffetsiz değildi.

Ayette anılan Harun, Hz. Musa’nın kardeşi ve peygamber Harun değildir. Bu Harun’un kimliğiyle ilgili görüşlerin doğruya en yakın olanına göre o, Hz. Meryem’in hakiki kardeşidir. Ana-babası gibi o da iffetli ve salih bir kimse idi. Bu yüzden işin iç yüzünü bilmeyenler, böyle birinin kızkardeşi olan Meryem’e zina etmeyi asla yakıştıramadıklarını belirtmek istemişlerdir.
29. Bunun üzerine Meryem çocuğu gösterdi. “Biz, dediler, beşikteki bir sabî ile nasıl konuşuruz?”

Allah’ın müstakbel elçisi olan çocuk, O’nun verdiği konuşma kabiliyeti ile dile geldi ve:
30. Çocuk şöyle dedi: “Ben, Allah’ın kuluyum. O, bana Kitab’ı verdi ve beni peygamber yaptı.”
31. “Nerede olursam olayım, O beni mübarek kıldı; yaşadığım sürece bana namazı ve zekâtı emretti.”
32. “Beni anneme saygılı kıldı; beni bedbaht bir zorba yapmadı.”
33. “Doğduğum gün, öleceğim gün ve diri olarak kabirden kaldırılacağım gün esenlik banadır.”
34. İşte, hakkında şüphe ettikleri Meryem oğlu İsa -hak söz olarak- budur.

Müfessirler, bu ayete şu manayı da vermişlerdir: “İşte Meryem oğlu İsa, (onun hakkındaki bu beyan), hak sözdür ki, onlar bunda şüpheye düşerler.” Metindeki manaya göre İsa’nın hak söz olması, Allah’ın “kün=ol” emrinin eseri olmasındandır.
35. Allah’ın bir evlât edinmesi, olur şey değildir. O, bundan münezzehtir. Bir işe hükmettiği zaman, ona sadece “Ol!” der ve hemen olur.
36. (İsa şunu da söyledi:) Muhakkak ki Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyle ise O’na kulluk ediniz. İşte doğru yol budur.

Bir önceki Kuran Tilaveti Olan Abdussamed - Yasin Suresi başlıklı Ziyafetin Abdulbasıt abdussamed, abdussamed ve abdussamed yasin suresi hakkında bilgiler verilmektedir.

25.11.2015 tarihinde eklendi 612 kişi izledi 

Yorumlar

Yorumlar

BENZER KURAN TiLAVETLERi

Abdussamed – Meryem Suresi Kuran dinle

Abdussamed – Meryem Suresi Kuran dinle 21.03.2016 tarihinde eklendi - 1.488 kişi izledi

Abdulbasit Abdussamed Hud Suresi radyo tilaveti

Abdulbasit Abdussamed Hud Suresi radyo tilaveti 28.12.2015 tarihinde eklendi - 1.186 kişi izledi

Abdulbasit Abdussamed Hud Suresi

Abdulbasit Abdussamed Hud Suresi 28.12.2015 tarihinde eklendi - 1.116 kişi izledi

Kullanıcılar tarafından sağlanan her türlü ilan, bilgi, içerik ve görselin gerçekliği, orijinalliği, güvenliği ve doğruluğuna ilişkin sorumluluk bu içerikleri giren kullanıcıya ait olup, sitemizin bu hususlarla ilgili herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.